Aslında Kadın

Serin bir akşamın ilk karanlığında doğdu ,
yüzünü aya döndü, anneye döndü ve uyudu..
Uyandığında  on beşinden beş gün geçmişti.
Babasının dizlerinde ağlıyordu.
çok sevdiğinin ölümünü tattı,
yalnız ve soluksuz acıyordu kendine.
Yükü ağırdı artık , çünkü "Kadındı"
Düşündü, neydi kadın olmak?
Beyazdı kadın olmak;
doğar doğmaz bir beyaz kundakta başlardı hikaye.
giydiği tüm beyazlar güzeldi fakat gelinlikmiş bu.
O an kabarık beyaz elbiseyle ve belinde kurdele..
Bu bambaşkaydı...
Korkuyla karışık mutlu da olmuştu aslında.
Yakışmıştı da ve ona gelin demişlerdi..
Gelin... Eş, eşraf, ve  akbabalarla bir yaşam.
Onu seveni hep "daha" sevmekle koşullanmıştı.
Ve sonunda anne olmuştu.
Artık o da başkasının çok sevdiğiydi..
anneydi...
Yine yapayalnız bir gecesinde düşündü kendi kendine:
milyarlarca adamı doğuran, yaralayan ve yara alan da biziz.
Günlerce yorulan,güce zorlanan hatta gücün kendisi de biziz
Ve elbette ki duyguları bastırılan, toplumsal baskılanan biziz.
Biz değişmeliyiz.. Yetiştirdiklerimizle bütün evreni değiştirebiliriz.
Velhasıl O'na ne mi oldu?
hayalleri ile beraber yine bir beyaza sarılarak toprak oldu,yeşerdi.
Tohum oldu, yenilendi...

Düşünceni Paylaş