Büyüyen Ekonomide "İşsizlik" İronisi

          

          Türkiye ekonomisinin her geçen gün ciddi anlamda büyüdüğünü ve hatta dünya devleri ile yarışır seviyeye doğru yaklaşıldığı iddiasında bulunan idarecilerimiz işsizlik durumunu nasıl açıklayacakları konusunda merak içerisindeyim. Zira en son açıklanan işsizlik oranı 11.6 oldu. Peki işsizlik rakamları nasıl belirleniyor ve bu rakama kimler dahil kimler değil?

          Öncelikle bir kişinin işsiz sayılabilmesi için İŞKUR'a başvurmuş ve iş arıyor pozisyonunda iken çalışmıyor olması gerekmektedir. Malumunuz olacağı gibi bu kanalı kullananlar kadar kullanmayanlar olduğunu da farz eder ve bunlara kayıt dışılığı da ekleyecek olursak tahmini olarak bu rakamların 18-19 oranlarında olduğunu söyleyebiliriz. 

         Bir diğer önemli konu ise ülkede aktif askerlik yapan kişiler ve öğrenciler bu rakamlara dahil edilmemektedir. Bu sınıf ise gizli işsizler olarak adlandırılmaktadır ve reel işsizlik rakamlarına dahil edilmemektedir. Askeri er sayısı yaklaşık 330.000 kadar ve işgücü sayılabilcek öğrenci sayısı ise 7.6 milyon. Gizli işsizin nüfusa oranı ise %10.

         Toplam muhtemel işsizlik oranı %28 leri bulmakta ve bu da yaklaşık 23 milyon vatandaşa denk gelmektedir. Üniversite sayıları sanki reel işsizliği geriye çekmek için bir araç olarak mı kullanılıyor diye aklıma gelmiyor değil ama konumuz üzerinden devam edelim.

        Bir çok alanda üretimimiz olmadığı gibi mevcut üretim merkezleri de ekonomik gerekçelerle bir bir kilit vuruyor yada küçülmeye gidiyor. Büyüyen bir ekonomide alanların genişlemesi istihdam ve istihdam etme şartlarının gelişmesi gerekmez mi? Bizde neden geriye gidiyor? Aceba malum dış güçler bizim fabrikaları gelip kapatıyor işçi, emekçi sınıfın şartlarının iyileşmemesi için işverenlerle ittifak mı yapıyor? Büyüyen muhteşem ekonomimizde işsizlik ve iş şartlarındaki vasatlık büyük idarecilerimiz muhteşem ironisi olsa gerek!

Düşünceni Paylaş