Gece Yarısına Bir Dakika Kala - Bölüm 1 (Sevgililerin Günü Olmaz)

Sevdiğinizi hatırladığınız gün önemli mi sizce? Ya da size sevgilinizi hatırlatan bir gün şart mı ?
Bence ne önemli ne de şart. Hatta böyle günlerde hatırlıyorsanız sizin sevginiz bile sorgulanır. Gerçekten severse her günün özel olur. Yani kimse hediye beklemiyor en azından gerçek sevenler. Bir tebessüm bile yeter aslında. Bir gün değil her gün hatırlamaktır önemli olan.
Günlerden 14 Şubat ve hiç yapmadığı bir şeyi yaptı. Yaklaşık üç yıldır hoşlandığı kıza mesaj attı. Platonik sevmenin güzel olduğunu bilse de acının onu çepe çevrelediği hayatta şansını denemekten çekinmedi. Geçen üç yılda kendi içerisinde büyüttü sevgisini. Neden üç yıl olduğunu oda bilmiyordu. Aslında ortaokuldan tanıyordu ve aralarında yıllardır görüşmemişliğin, farklı hayatları yaşamışlığın ortaklığı vardı onun gözünde. Kızın her yıl doğum gününde gece yarısına bir dakika kala kutlamak için yarım saat öncesinden telefonu elinde olurdu. Kızın haberi bile olmasa anlamıştır umarım diyerek hep kendini teselli etti.
Beklemek en zor halidir yaşamanın derler ya. İşte çok güzel beklemişti. Kızın son doğum gününle elleriyle yaptığı oyuncak arabayı kıza hediye etti. Kızın tepkisi çok garip geliyordu. Dedim ya fazla konuşmuşlukları yok, oğlan biraz duygusal yaklaşıyordu sadece.
Kalbinin yerinden çıktığını hissederek yazdı kelimeleri. İçini döktü resmen. Lise hayatı, üniversite yaşamı, askerlik ve sonra ki zaman dilimini yazdı oğlan. Daha sonra karşılaşmalarını söyledi. Ondan hoşlandığını belirtti. Aslında çok güzel açıkladığını düşünüyordu kendini. Mesajı göndere bastı ve meraklı bekleyiş başladı. Heyecan basıyordu ateşi yükselmişti sanki rahatlamak için bir duşa girdi hem bu arada cevap gelirdi belki diye teselli ediyordu kendini.
Geçen yirmi beş dakika sanki ona verilen en uzun bekleyiş gibi geldi. Sonunda kızında yazdığı uzun bir mesajı okudu. Kızın yazdıklarını okurken kelimeleri bir bir seçiyor ve dikkatli bir şekilde ekrana bakıyordu. Yazılan cümleler ümitleri yeşertmese de pek soldurmaştı da. Şimdilik ilişki düşünmediği, yazdığı güzel yazı için teşekkür etmesi oğlanın içine bir su serpmişti.
Son cümleyi okurken oğlanın içini ferahlatan, kızın yazdığı o sözler tam bir anlam yüklüydü.
“İlk defa birini reddettiğim için üzüldüm.” Oğlan şoktu. Pes edilecek bir cümle değildi bu. Şimdilik istemiyorum demesi kızın ilerde istemeyeceği anlamına gelmiyordu. Sabırla beklerdi o. Beklemek onun yaşam biçimi gibiydi. Aslında bu mesajı sevgililer gününde attığı için kendine kızdı.
Sevgililerin günü olmazdı. Olmamalıydı.
Kendiyle yüzleşti oğlan. Pes etmeyecekti. Bu sefer kazanmak için mücadelesini daha iyi yapacaktı. Bir hayat kazanacak ve onu bırakmayacaktı. Sabırla bekleyecekti. Kızın düşüneceği zamanı.
Seni beklemek, baharı beklemek demektir.

Düşünceni Paylaş