-İzm ve -İst'ler Arasında Köleleşen İnsan Aklı

       
      
     Günümüz toplumu bireyinin akıl tutulması yaşamasının en büyük sebebi ideoloji ve inanışlara saplantılı kalıp dış dünyanın fikir ve düşüncelerine kendisini kapatmasından kaynaklanıyor. Okuma seviyesi çok yüksek olan kişilerde bile bu durumu görebilmek kimi zaman şaşırtıcı olmuyor. Bireylerin bu ve buna benzer eğilimlerini incelediğimizde ise karşımıza çıkan şey; ya atadan kalma geleneklerin devam ettirilmesinden ya da öğrenilen bilginin karşıtının dikkate dahi alınmadan körü körüne bağlanmasıyla gerçekleştiğini görüyoruz.

       Toplum yapısında bu saplantılı derece peşinden gidilen şeylerin belirli kalıp düşünceler etrafında gerçekleştiği aşikar. Peki neden bu kalıplar bu denli dogmatikmiş gibi vazgeçilemez unsurlar arasına giriyor? Toplumun eğitim seviyesi düşük olan kesimi kulaktan dolma yada geleneksel öğrenilmişliklerle tezlerini savunurken, eğitim düzeyi yükseldikçe ise öğrenilen kavramlar, düşünceler arasından bir tanesi ideal seçiliyor. Çoğu üniversite öğrencisi öğrenim gördükleri zaman içerisindeki bir teoriyi kendine şiar edinerek uzun uzadıya fikrini destekleyen yazınların arasında kalıyor. Sonuç; Öğrenilen bilgiler tamamı ile kendi fikirlerinin destekçisi olduğundan -izm'ler dünyasında kendine bir yol arkadaşı ediniyor ve geri kalan her şeyi reddederek, hatta araştırma karşıt düşünceyi öğrenme çabasında dahi bulunmayarak, kendi inandığının esiri oluyor.

       İnsan doğası gereği içselleştirdiği şeye farklı bir aidiyet duygusu ile yaklaşıyor. Bu aidiyet duygusu geri kalan her şeyi reddetmeye başladığı gibi aklın düşünme sahasını da tamamen kısıtlıyor. Doğru okuma her hangi argümana takılmadan karşıt fikri de en az savunduğunuz şey kadar bilmenizden geçer. Hem farklı bakış açıları insanın -izm'lere köle olmadan düşünceler üretebilmesinin ve sorgulayabilme kabiliyetinin de önünü açar. Çağımız insanın en büyük gafleti fanatik bağlılıklar ile diğer düşüncelerin farkında dahi olunmamasıdır.

Özgürlük birileri tarafından tahsis edilmez. İnsan kabuğunu kırdığı an özgürleşir.

Düşünceni Paylaş