Kim Yönetiyor?

Ülkemizde değişik bakış açıları ve farklılıklar olmakla birlikte bir de asla kabullenmeyen idareci modellerimiz var. Bu yazıda bizleri kimler yönettiğine dair küçük saptamalar bulunmaktadır.
          Günümüzde yaşanan siyasi gelişmeleri göz önüne aldığımda aklıma gelen öncelikli soru işareti "Bizi kim yönetiyor?" olmakta. Bu soruyu ise zihnimde oluşturan yegane unsurun, idarecilerimiz olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Bu yazımda ise aklıma bu soruyu neden idarecilerimizin getirdiğini kendi acizene analizlerim ile aktarmakta fayda buluyorum.

          Ülkede olumlu gerçekleşen politiklar olacağı gibi istenilen sonucu vermeyen yanlış, eksik ya da planlanamamış politik eylemler olabilir. Devlet yönetiminin realitesi gereği aslında kötü sonuçlu politikalar olmamalıdır. Zira zaten ilgili makamlara getirilen kişi ya da kişilerin görevi doğruya ulaşmaktır. Bu bağlamda baktığımızda yazılı ve sözlü kaynaklarla iyi olan politikaların tamamı ülke idarecilerimize mal edilirken, kötü sonuçlanan ya da sonuçlanmaya başladığı ön görülen politikaların tamamının dış güçler tarafından dizayn edildiği idarecilerimiz tarafından dillendirilmektedir.

          Mevcut yaşanan ekonomik kriz örneği üzerinden küçük bir değerlendirme yapacak olursak; yaşanan döviz kuru değişimleri dış güçlerin oyunu olduğu ve Güçlü Türkiye ekonomisine balta vurmayı amaçladıkları iddiaları idarecilerimiz tarafından ileri sürülmüştü. Benim anlam veremediğim nokta ise şuydu; Gerçekten güçlü bir ekonomi olmuş olsadı ülkede bu kadar kolay ekonomik kriz durumu oluşturabilirler miydi? Ya da eğer ekonomi bağımlı ekonomik düzen içerisinde olmasaydı ve üretim ekonomisi aktif ve güçlü olsa idi, krizi bu denli etkin kullanabilirler miydi? Bazen sadece kral çıplak denilemediği için aceba biz başka yerleri sorumlu tutarak, kendi sorumluluklarımızı üzerimizden mi atmaya çalışıyoruz? Ya da birilerine hoş görünmeye?

          Piyasalarda özellikle temel ihtiyacımız olan gıda sektöründe ciddi anlamda fiyat artışları mevcut. İdarecilerimiz hep olduğu gibi yine arada karlılık güden tüccarlara ya da hallerdeki düzene işaret ediyor. Bense üretimde yaşanan problemlerin fiyatlarda ciddi dengesizlik yarattığı kanaatindeyim. Ülkede çiftçi her dönem şikayetçi ve ürün üretiminde maaliyetlerin yüksek olmasını söylemesine rağmen tarımsal reformlar yeterli olmadığından bu hale geldik diyemedikleri için mi aceba yine suçlu birileri aranıyor?

           Ülkemiz sınırlarında yaşanan karışıklar hepimizin malumu. Bir ülkenin toprak bütünlüğü herşeyin önünde gelir. Bu ülke Türkiye ise tarihsel birikimlerimiz ve uğruna verdiğimiz mücadeleler sonrası iğne ucu kadar dahi olsa toprak bizim için kutsaldır. Peki ama Suriye sınırında ülke olarak biz doğru politikalar yürütmememizin cezasını ödemiyor muyuz? Yine mi dış güçler suçlu? Biz devlet olarak hiç hata yapmadık mı? Hiç düşündünüz mü, ABD Suriyeden çekilme kararı alıyor ve aynı dönem içerisinde Türkiye Suriye'ye operasyon yapılacağını açıklıyor. Ve yine tesadüf olacak ki idarecilerimiz bir bir ekonomik açıdan yapılacak kredi ve hibe desteklerini açıklıyor. Aceba idarecilerimize seçim yaklaşıyor ekonomik destekte bulunalım da sizde bizim Suriyede ki işlerimizi yapın mı denildi?

          Velhasıl kelam, ilkeli ve etik siyaset kimseye olanı farklı yerlere yönelterek sorumluluklarınızın altında ezildiğinizi gizlemekle olmaz. Doğruları ne kadar siz yapmışsanız, yanlışlarda sizindir. Ayrıca belirtmek isterim ki, her yanlışta başkalarını suçlamak bir ülkeyi temsil eden makamlarınızı başkaları karşısında iyi temsil edemediğiniz ve acizleştiğinizin kendi dilinizle itirafınızdır. Devlet realitedir, hayal görmeye devam eden idareci düşler ülkesinde kahraman olurken halk ve hak nezlinde rezil olmaya mahkumdur ! Ülkeyi Marslılar değil yine sizler yönetiyorsunuz ve bir idarecinin şikayet etme hakkı yoktur !

Düşünceni Paylaş