Öze Dönüş Gerek

   Bir rüyanın ortasında kalmış milletiz. İdeallerimiz, hedeflerimiz ve binlerce inandığımız doğrularımız var. Üstelik onlara öylesine sıkı sıkıya bağlıyız ki birinin o konuda bir şeyler söylemesini tahammül edemediğimiz gibi kendimizi de sorgulamaktan köşe bucak kaçıyoruz. Ya hiç olmamışların peşindeyiz yada bir başkasının aklının hükmündeyiz. Öyle bir rüyadayız ki hem uykuyu seven bir tembel hemde rüyadan uyansa yüzleşeceklerinden, kendi gerçeklerinden kaçan cahilleriz.

       Saçma sapan bir mekanizmanın çarklarının içinde bir milletiz. Kraldan çok kralcıların hüküm sürdüğü, hakkın, hukukun yerini Bey'im bilir mantığının aldığı kısır bir döngüdeyiz. Gördüklerimizi inkar edecek kadar BEN'ci duyduklarına sağır bildiklerine boşver canım diyecek kadar dipteyiz. Dahası gözünü açıp yanlışa yanlıştır diyeni öldürecek kadar da kendimizi kaybetmişiz. Evet bu çarkın içinde hep birlikteyiz birimiz çarklar arasındaki yağ, diğerimiz metal yığınlarından başkası değiliz.

       Akılları tutulmuş herhangi bir milletiz artık, onca şehitler, cinayetler, şiddete uğrayan kadınlarımız, istismar edilen çocuklarımız ve geleceğinden şüphe duyan genç nesillerimiz... Sebepleri doğanın kanunu gibi gören yorumlayan toplum önderlerimiz... Evet sıradanlaştık artık millet olarak üstelik değerlerimizi, doğrularımızı inançlarımızı bir rafa kaldırarak sıradanlaştık. Tarihi unutmayalım derken toplum benliğimizi unuttuk. Akıl tutulması yaşıyoruz, aklımızı bizden olmayanlara devrettik. 

      Yarınını düşünmeyen bir millet olduk artık. Bizim yarınımızı düşünmeyi başkalarına terk ettik. En sevdiğimiz şey geçmişle övünmek oldu, geleceği inşa etmeyi unuttuk. Çok sevdik mazideki başarılarla göğüs kabartmayı lakin geleceğe göğüs kabartacak nesil umudu bırakmadık. Düşünün, düşünmek güzeldir ama sessiz düşünün kimse duymasın bilmesin !

Düşünceni Paylaş