Hüma Kuşu'nun Hikayesi

Hüma kuşu'nun hikayesi
Aşık bir gülbahar var aşktan yanan , kavrulan aşk deyince aklınıza o eski samimiyet gelsin. Savaş dönemi ülkede sadece erkek olarak bebek ve silah tutmaya gücü olmayan erkekler var haliyle gülbaharın mustafası da savaşta vatan borcu ödüyor. Yıllar yılları kovalıyor gülbaharın içindeki aşk mustafanın can vermiş olma ihtimalini kabullenemiyor hergün her gece oturuyor camın kenarına göz yaşı döküyor ama Nasıl canı yanıyor elden ayaktan kesilecek hale geliyor mustafa açtır sussuzdur diye diye artık camın kenarına oturacak gücü kalmıyor düşüyor yataklara gücü yok ama gözyaşlarına da hakim olamıyor .Mustafanın babası gelini gülbaharın bu hâline dayanamıyor gözyaşları eşliğinde ağzından istemsizce dökülüyor bu ağıdın sözleri . Peki neden hüma kuşu ? 

Hüma devlet kuşudur. Efsanevi bir kuştur. Bir tür kartal olduğunu söyleyenler de bulunur. Yükseklerden seslenmesi sadece Hüma oluşundan değildir, biraz da devlet sözcüğünün bizdeki karşılığındandır.
Öyle ya, bir kadın ağzından söylenen Hüma Kuşu türküsündeki sevgili de devlettir. Yükseklerden seslenir.Kol kanat germesiyle, koruyup gözetmesiyle de yücedir bu kuş… Yar koynunda beslenen bir çift sunanın ona ihtiyacı vardır. O yüceliğe acizlik, acısını belli etme yakışmaz. Acısını ve hasretini içten içe çeker. Ağlayacaksa da sevdiği kadın ağlamalıdır. Kirpiklerinin ıslanması yükseklere yakışmaz.

Yazar: Bora KONUK

Düşünceni Paylaş