Kokuşmuş Ruhlar



      İçimde bir burukluk ve insanlara karşı büyük bir kırgınlık var. İnsanlık için, beslediğim umut birazdan anlatacağım olaylar dizisinde kırılmaya devam ediyordu.

       Bir iş nedeniyle Ankara’ya yolculuk ediyordum ve yaşayacağım olaylar dizisizi de bu şekilde başlıyordu. Halletmem gereken işe tam zamanında yetişmek için yaptığım planlama sonucunda kullanacağım ulaşım aracı, banliyö treni olmuştu. Gideceğim mesafe uzundu ve en hızlı yöntem banliyöydü ama trene binmek için durağa ulaştığımda bir aksilik vardı tren sebebi bilinmeyen bir nedenden dolayı gecikmişti. Planlarımda bir aksama olmuştu, yapacağım görüşmeye tam zamanında yetişemiyordum apar topar diğer ulaşım yollarına yöneldim ve otobüse bindiğimde ayaklı fısıltı gazetesinden öğrendiğim kadarıyla bir genç trenin önüne atlayarak hayatını kaybetmişti. Trenin gecikmesine olan öfkem bir anda dinmiş yerini bir hüzne vermişti. Ama insanların öfkesi dinmiyor ve beni hayretlere düşüren kelimelerle karşıma çıkıyordu. Bir gencin, bir abinin, bir kardeşin, bir evladın, belki de bir babanın hayatına son vermesi kimsenin umurunda değildi. O öldüğü için aksayan ulaşım, insanların hayatındaki aksamaya neden olduğu için ‘’ öfkeli, pervasız ve kokuşmuşlardı’’. Kokuşmuşlardı diyorum çünkü; ‘’ İntihar edecek başka bir yer bulamamış mı? Allah onun cezasını cehennemde verecek! Seferler niye durdu? Cesedi kaldırıp devam etsinler’’. İşte bu duyduğum cümleler insanların ruhlarının kokuştuğunun büyük bir kanıtıydı. Bir insan ölmüş bir can gitmiş bu kimsenin umurunda değildi. Bunları duydukça da benim içimdeki hüzün tekrardan bir öfkeye dönüşüyor bu sefer öfkem bu insanlara yöneliyordu. Bir anda bağırmak sizin vicdanınız nerede demek istiyordum.

      Bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen en ufak şeydeki değişim alakasız gözüken başka bir şeyi tetikleyebilir buna da kelebek etkisi denir. Sizin daha çok duyduğunuz anlamıyla; dünyanın bir ucunda kelebeğin kanat çırpması yüzünden diğer ucunda bir şeylerin değişebileceğini öngören felsefe. Ne alakası var bunun tren raylarına atlayarak intihar eden bir adamla dediğini duyar gibiyim sevgili okur. Öyle ki bir adamın kendini tren raylarına atıp hayatına son vermesi başka insanların ruhlarının kokuşmasına büyük etki edebilir. Her şey her şeyle bağlantılıdır. Bir adamın intiharı, işe geç kalmanıza, eve geç kalmanıza, derse geç kalmanıza patronunuzdan azar yemenize, sevgilinizle aranızın bozulmasına, hocanızın sizi derse almamasına etki edebilir hatta belki daha büyük şeylere dahi etki edebilir. Ne kadar etki eden eylem bu olsa da bunların suçunu bir insanın ölümüne yüklemek ona öfkelenmek bu yaşanacakların önüne geçmeyeceği gibi ruhunuzda insanlığa dair güzellikleri yok etmekten öteye gidemeyecektir. Soracağınız soru bence, ‘’ bir insan yaşamaktan neden vaz geçer? ’’olmalı. Kim bilir belki de aman zaman sizin de böyle anlarınız olmuş ve yaşamak için bir neden bulduğunuz için hala bu yazıyı okuyorsunuzdur.

Yaşamak için bir neden bulamayanların ruhu şad olsun.

Burak ÇAVDAR

Düşünceni Paylaş