Seni bir kez daha görmeden, ölmek istemiyorum.


Herkes bıraktığımız gibi kalmıyor. Değişebiliyor bazen insan. Sende değişmişsindir belki diye…
Ben hep bıraktığın gibiyim. Seninleyim, sendeyim. Günümde hep sen varsın. Her günümde.
Seni göremedim uzun zamandır. Herhalde dünya küçük değil bizim için. Belki de yanımdan geçip gittin ve ben gözlerime iyi bakmadığım için fark edemedim seni. Çok yordun bu gözleri gitmekle. Bense hiç bakmadım onlara. Çok yastık kılıfı değiştim. Bilmem anlatabildim mi?
Hani çocukken bir şeyler içinde kalır da büyüyünce onu yaparsın ya. Sen işte içimde kalan o şeydin ve ben hiç büyüyemeyen çocuk kaldım. Büyüyemediğim gibi yapamadım o içimde kalanı. Aslında içimde kalanın aynısını bulunamayacağını da biliyorum. Olsun ben yine de yapmak istiyorum.
Neden mutsuzsun cevabına mutlu değilim diye cevap verebiliyorum artık. Cevap verebilmem bile kendimi şaşırtıyor aslında. Eskiden buna cevap bile veremezdim. Değişiyorum galiba. Büyüyor muyum acaba? Büyüyünce içimde kalan şeyi yapacağım. Seni bulacağım. Tabi aynısını bulabilecek miyim orasını bilemiyorum.
Seninle mutluydum ben. Mutluluk gidince mutsuzluk ağırlıyor insanı. Mutsuzluk ağır. Aslında ağır olan mutsuzluk değil de mutluluğunun gitmesi bence. Gittiğin gibi gidemedim ben. Kalan oldum sensizlikle. Neden gittin mutluluğum?
Seni tekrar görmek istiyorum.
Bu yazı yazın dünyam konuk yazar tarafından yazılmıştır.

Düşünceni Paylaş