Halkın Tarafı



Birazdan okuyacağın yazı taraflı bir yazıdır.

Seçim döneminde tarafsız bir yazı kaleme almak hiçte kolay iş olmasa gerek. 31 Mart seçimleri yapıldığından beri medyada birçok haber dönüyor birçok şey söyleniyor. İstanbul ve Ankara'nın kaybının ardından mevcut iktidar büyük bir şok yaşadı ve en doğru tabiri ile eli ayağına dolaştı. Benim en çok dikkatimi çeken ve üzerine düşündüğüm konu ise kazanan adayların belediyecilik anlayışı oldu.

Mevcut iktidar kendisine karşı oluşan muhalefetin demokratikleşme sürecinde büyük bir rol oynadı. Demokrasi kelimesinin tekrar araştırılmasına ve uygulanması için baskı ortamlarının oluşmasına yol açtı. Muhalefet de demokrasi anlayışını iyi benimsemiş olacak ki bu seçimde büyük kazanımlar elde etti. İstanbul’da da hala büyük bir demokrasi mücadelesi sergileniyor ve kazanan yine halk olacak.

Bir belediye başkanı düşünün Samsun’un 19 Mayıs İlçesi Belediye Başkanı Osman Topaloğlu 3. kez seçiliyor ve kazandıktan sonra yaptığı konuşmasında, ‘’ Oy veren en iyi hizmeti alacak oy vermeyen hizmet alamayacak. Sadece 4- 5 malum mahallelerde sıkıntı var o sıkıntı yıllardır geliyor. Biz bu dönem düzelir diye umut ettik öyle dediler ama öyle olmadı. Bundan sonra da ona göre davranacağız. Herkes bunu böyle bilsin. Listeleri yarından itibaren tek tek inceleyeceğim 2014'le 2019 arasındaki değişimlere bakacağım. Bundan sonra oyu veren önce hizmeti alacak diğerleri en sonunda alacak. " gibi trajikomik bir açıklama yapıyor. İşte bu noktada Osman Topaloğlu’na demokrasi kelimesinin anlamını hatırlatmakta fayda var.

Demokrasi, tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. Demokraside egemenliğin gerçek sahibi “ birey ” ve nihayetinde, bir devlet sınırları içerisinde yaşayan “ HALK ” tır. Sayın Osman Topaloğlu, bunu bilmeyen yöneticiler halkın iradesiyle geldikleri gibi halkın iradesiyle de gitmeye mahkumdurlar.

Şimdi başka bir belediye başkanı düşünün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, seçilmesinin ardından ‘’ Herkese eşit hizmet ‘’ anlayışıyla en düşük oy aldığı Kiraz'ın Dokuzlar Mahallesine gitti. ‘’ Mahalleniz her ne kadar büyük oranda tercihini başka bir adaydan yana yapmış olsa da belediye hizmetlerini oraya da taşımak benim asli görevimdir. Seçmen ayrımı yapmadan ilimizin her yerine eşit hizmet götürmek için var gücümüzle çalışacağız ‘’ diyor. İşte örnek alınması gereken anlayış budur.

Herhangi politik bir düşünceye değil halka hizmet eden, ötekileştirmeyen kalemlere, belediyelere, siyasetçilere ihtiyacımız var. İlk örnekte bahsettiğim Osman Topaloğlu gibi ne dediğini bilmeyen oturduğu koltuğun amacından bir haber olanlara hiç itibar etmeyin örnek almayın.

‘’ Ben ne yaptıysam halkım için, halkımla birlikte yaptım. ‘’ diyen Terzi Fikri Sönmez’in anlayışını benimseyenleri örnek alın.
Burak Çavdar

Düşünceni Paylaş