İntiharla Yaşam'ak


Benim adım Mehmet on bir yaşında annem tarafından boğazım kesilerek öldürüldüm.  Kardeşim Semanur ve Mahmut ’da annem tarafından aynı şekilde öldürüldü.

Mahmut benim adım daha hiçbir şeyin farkında olmadığım bir dünyada yaşıyordum. Hayalim büyüyünce adam olmaktı. Bir de abim gibi güzel top oynayabilmek.

Semanur benim adım annem boğazımı kesmeden önce ben çok neşeli bir çocuktum, büyüyünce öğretmen olacaktım. Kara gözlerim, ince bir tebessümüm vardı.

Mehmet benim adım annemin ilk çocuğuydum büyüyünce onlara ben bakacaktım… Kardeşlerimi çok seviyordum. Semanur ile okula birlikte gidip geliyorduk.

Mahmut benim adım abimin montunu giyiyordum. Ölmeden önce abimin kokusunu seviyordum, kan kokusunu hiç sevmedim.

Semanur benim adım ben elmayı çok severdim, annemi de çok severdim. Babamın beni hep koruyacağını bilirdim, babamı göremeden öldüm.

Cabbar benim adım çocuklarımı çok severdim. Yokluk çekmeyi ben de istemezdim ama hayatın çemberinden geçerken de feleğin beni böylesine gafil avlayacağını hiç düşünmezdim… Daha geç evlenmeliydim, karıma da yazık ettim.

Ben çocuklarını öldüren kadın on beşinde evlenmiş on altısında anne olmuştum daha ben çocukken çocuğum olmuştu. Okulun bahçesinde arkadaşlarımla sohbet edeceğim yaşta ikinci çocuğumu kucağıma almıştım. Kocamı da hiç sevmemiştim. Kendi yaşadığım zulmü çocuklarıma da yaşatmaktan korktum ama onları zulmün en büyüğüne mahkûm ettim…

Mehmet, Semanur ve Mahmut bizim adımız. Büyümeleri hiç istenmeyen çocuklarız.

Annemize mektubumuzdur,

Anne biz seni çok severdik… Arada yaramazlık yapar akşam eve geç girerdik, üstümüzü kirletirdik, televizyon izleyeceğiz diye ödevlerimizi de yapmazdık, sen bize kızacaksın diye de korkardık ama anne babam seni dövdüğünde ilk biz ağlardık, sen hasta olduğunda da en çok biz üzülürdük… Biz yatmadan önce, hemen büyümek isteyip annemi babamı bu hayattan kurtarmak istiyorum diye dua eden çocuklardık.

Anne biz seni çok severdik sen bize ne ettin?

Üç çocuk, üç can, gözlerindeki korkuya aldırış etmeden onları kesen bir anne, duyduğum ilk anda kanım donmuştu, nefesim kesilmiş gözlerim dolmuştu Semanur’un kara kara gözleri bana da dert olmuştu. Çocuklarının hayalleri bir zamanlar onun da hayalleriydi belki de… Oyun oynayacağı yaşta evlendirildiği için, o yaşlarda kocasından gördüğü şiddeti belki de ilerde onun cinneti oldu. Çocuk yaşta evlendirilen Selma için üzülüyor, çocuklarını vahşice öldüren anneye ise tüm lanetleri okuyorum. Ama kader ya işte onun laneti de çocuklarının böylesine yitip gittiği bu dünyada bu lekeyle bu pişmanlıkla yaşamak, cezanın en büyüğü bu olsa gerek.

Hiçbir zaman cevap bulamayacağım bir soru.

Bir insan üç yavrusuna nasıl kıyar?

Düşünceni Paylaş

  1. Böyle bir şey nasıl gerçek olur diye araştırdım ve gerçekmiş sahiden, yıkıldım şuan yıkıldııım.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sizlerde bu yazıyı beğendiyseniz arkadaşlarınızla paylaşabilir, önerileriniz için yorumda bulunabilirsiniz.