Gözlerine iyi bak – Bölüm 4 (Son Mayıs - Tutuyorum ellerini hiç bırakma ellerimi!)

Son Mayıs - Tutuyorum ellerini hiç bırakma ellerimi!

Her şeyin başladığı mayıs ayının birden bire her şeyin sonu olacağı hiç aklıma gelmezdi. Oysa başlangıçı kadar güzel bir şey yaşamamıştım ben bu hayatta. Tıpkı uçan balonu yakalamak için koşan bir çocuğun boyunun asla yetişemeyeceğini bilmemesi gibi.

Her şeyin başlangıcı

Bir okul gezisi düzenlendi. Aylardan mayıs 11 henüz ramazana bir kaç hafta vardı. Aksaray Ihlara Vadisine. Hemen hemen tüm sınıfın katıldığı ve onun arkadaş grubununda gitmeye karar verdiği o geziye gidildi. Gezi sırasında vadi içerisinde dolanırken sürekli yanyana başbaşa kalan genç çift sohbetleri ve muhabbetleri ile iyice kaynaşmıştı. Vadi geniş olunca kayalıklardan inip çıkarken elele tutuşmalar oğlanı heyecanlandırıyordu. Tabi kız bunun farkına hiç varamadı. Aradan geçen bir kaç günde uzun whatsapp konuşmaları, sabahlamalar, günaydınlar, iyi geceler peşi sıra kafası karışan oğlan duygularını açmak istedi. Sohbetler arasında geçen konuşmalarda oğlanın ben bir eli tuttuğumda asla bırakmam kelimesi kızı çok etkilemiş olacak ki kız oğlandan önce davrandı. Simitçi dünyasına oturdular. Yanlarında iki kız arkadaşlarıyla. Sohbet muhabbet.derken oğlanın elini tuttu kız ve dedi ki
"Tutuyorum ellerini hiç bırakma ellerimi!"
Şaşırdı oğlan sonra konuşuruz dedi anlamadı olan biteni.
"Sana diyorum dedi. Konuştukya işte. Tutuyorum ellerini hiç bırakma ellerimi!"
Oğlan şaşkınlığını attıktan sonra
"Sen ciddi misin?" diye sordu.
"Çok ciddiyim" diye cevapladı kız.
Oğlan için paha biçilemez bir gün ve andı. Artık bir sevgilisi olmuştu. 20'li yaşına kadar daha kimsenin elini böyle tutmamıştı ve hiç kız arkadaşı olmamıştı.
Serin bir mayıs akşamı ve yine ramazan ayı. İftarı beraber yapmak uğruna çekilen bir kaç otostop sonrası 25 KM yolu her gün çekmeye razıydı oğlan. Otostopla yolculuk ederdi parası yokken onu görmek uğruna, çünkü sevmek bunu gerektirirdi, fedakarlığı. Çok fedakardı oğlan. Ona yaptığı onca fedakarlığın bile karşılığını beklemedi hiç. Aldığı sıcak kestaneleri tam iftar saatine yetiştirip beraber kestane yemeyi ve onunla aynı sofrada orucunu açmayı çok severdi. Onun için iftardan sonra sigara içmek gibi bir şeydi bu. Seni seviyorum dediğinde cevap alamamasına üzülmezdi. Utanıyor herhalde derdi kendi kendine. Çiğ köfte yemeyi onunla severdi. İftardan sonra hep rutin haline getirmişlerdi çünkü kızın en sevdiği yiyecekti çiğ köfte.Yürümek bile onunla anlamlıydı. Dedimya çok fedakardı. Yorgun olsa da yürürdü. Cebinde ki son parayı ona kelebekli sonsuzluk işareti olan kolyeye bile vermişti. Önemli değildi onun için otostop çekerdi yine. Kendinden geçerdi ondan geçmezdi.

Her başlangıcın bir bitişi vardır.

İşte her mayıs sonu kötü olur oğlan. Yaşadığı her şey aklına gelirdi. Böyle başlamıştı hikaye ve böyle bitmişti, Gözlerine İyi Bak - Bölüm 1 (Veda Ederken Söylenirmiş Bazı Sözler)

Devamı Haziranda.

Düşünceni Paylaş